• Kategorilerim

  • Bağlantılarım

.....

17/10/2007 ·

Biz seninle hep bağalıktan kaçtık, sıradan basit gündelik
olandan... Küçük mutlulukları, hayatın içindeki o kanaatkâr doyumları değil
hep trajediyi aradık mükemmeli? Biz seninle hep kusursuzu aradık...
Fırtınalarla sürüklendi aşkımız. Korkuların yaralı geçmişinin savruk
benliğinin dalgalarında beni kaybedip seni kaybedip... Kaybedip kaybedip
yeniden bulduk bizi. Seni hep buraya çağıran o yalnızlık rüzgârının alabora
ettiği parçalanmış düşlerimi ben sessizce yeniden topladım. Sensizlik
sürgünlerimde bildiğimiz yollardan geçtik kanatarak kendimizi ve şimdi
sorular cevaplarını buldu... Sükûnetin ve güvenin o bilge dinginliğinde
süzülüyor artık aşkım. Artık biliyorsun ki sevgimin inadı hiç
kırılmayacak...
         Benim sonsuzluk meleğim afet ama bedeli ebedi sensizlikte olsa sana
hayattan daha kötü davranmayacağım. Tek kanatlı solgun düşlerimi yüzünden
kanayan kutsal bizim ışığımızla sonsuzum, sonsuzluk meleğim?  Sana ne
anlatayım? Ruhumu yaktıktan sonra şimdide damarlarımda dolaşan sensizliğin
etimi yakan acısını mı? O acıyı uyutsun diye sığındığım sevgimi mi? Orada da
hep ama hep kaybettiğim soğuk rüyalarımı mı? Sana neyi anlatayım ki, ömrümüz
kış tıpkı şuan ki sevgimiz gibi kesik kesik
        Ömrümüz kış da olsa yüreğimiz hep bahar oldu seninle, kırılmış bir
dal gibi yarım da olsak hep bir attı bu deli gönül... Bana ne mi anlatmak
istiyorsun? Kelimeler yetmez bizim aşkımızı anlatmaya sözler yarım kalır
ikimizin yanında... Sen yokken güneş bile sıcaklığını hissettirmiyor. Her
baktığım yerde her gittiğim şehirde hep aynı yüz hep aynı yansıma... İsyan
etsem de biliyorum çare değil bu gidişe. Yârim sensizlik o kadar acı ki hiç
bir yere sığamıyorum hayat boş geliyor. Kavuşacağımız o günü bekliyorum o
gün beni hırçınlaştırmıyor rahatlıyorum... Günışığım, gecenin sabahı
beklediği gibi bekliyorum seni büyük bir özlemle.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »